Korkuyu ensenizde hissedeceksiniz... Kimseye güvenemeyecek, iliklerinize kadar üşüyeceksiniz... Bütün pencerelerinizi kapatıp arka odanın duvarına sineceksiniz... Kapının zorlandığını görecek, hayatınızı bir film şeridi gibi bir iki dakikada izleyeceksiniz... Ve kendinizin de masum olmadığını öğreneceksiniz. Çünkü gerçekten hiç kimse masum değil...
Evet hiç kimsenin masum olmadığı bu dünyaya, Edward Carnby geri dönüyor. 1996'dan beri göremediğimiz "Alone in the Dark" serisi son oyunuyla yakında Infogrames etiketi altında stantlarda yer alacak. Oyunu bu yılın sonbaharında çıkarmayı planlıyorlar. Resident Evil, Tomb Raider gibi 3D aksiyon oyunların atası olan Alone in the Dark:1'i 1993'te bilgisayarlarımızda oynamıştık. Oyunu çıkaran yine aynı ekipti: Darkworks. Bu serinin 2. ve 3. oyunlarını piyasada tutamayan ekip bu oyunla hak ettiği ilgiyi görmek istiyor. Bu yüzden oyunu ellerindeki bütün imkanları kullanarak hazırlıyorlar. Infogrames de projeye güvendiği için sonuna kadar ekonomik imkanlarını kullanarak ekibi destekliyor.
Oyun uzun zamandan beri yapım aşamasında. Görünüm bakımından geçtiğimiz yıldan hatırladığımız Nocturne'e benziyor. Elbette daha da gelişmiş bir motor kullanacak. Nocturne gerçeği andıran sahneleriyle beynimize kazınmıştı. Geçen yıl bize grafik bakımından en gerçekçi oyun hangisi diye sorsalardı, hiç şüphesiz Nocturne oyununu gösterirdik. Fakat bu sene galiba Alone in the Dark: The New Nightmare adlı oyunu göstereceğiz.
Oyunda, Gölge Adası'ndaki kumsalda Charles Fiske'in parçalanmış cesedini bulan Edward Carnby'i oynuyorsunuz. Adamımız Charles Fiske'in okuldan arkadaşı ve doğaüstü olayları araştıran bir müfettiş. Bu olaya eğilmesinin sebebi hem dostluk hem de cesedin bir yaratık tarafından parçalanmışa benzemesi. Olayları araştırmaya adadaki, kalbinizi durduracak tuzaklarla dolu eski bir konakta başlıyorsunuz. Bir takım bilmeceleri çözerek hem arkadaşınızın katilini arıyorsunuz hem de şimdiye kadar hiç görülmemiş canavarlarla boğuşuyorsunuz. Bu arada oyuna yeni karakterler de eklenmiş. Bu bir bayan. İsmi ise Aline Cedrac. Oyundaki görevi adayı ziyarete gelen ve ürkütücü ada sakinleri tarafından pek istenmeyen bir turisti canlandırmak. Edward'ın sahip olduğu gibi Aline'ın da kendine has hareketleri olacak. Konu korku klasiklerini aratmayacak kadar iyi. Konuyu oyunla ve oyun içi animasyonlarla birlikte düşündüğünüzde "bir senaryo ancak bu şekilde işlenebilirdi" diyeceksiniz.
Katili araştırırken ve canavar avlarken size yardımcı olacak 4'ü yeni (Disk fırlatıcı, Lazer silahı, Photopulsor, Plazma Feneri) 38'i klasik 42 farklı malzeme kullanacaksınız. Bu klasiklerin içinde bıçaktan Smith Wesson'a kadar bir çok çeşit bulacaksınız. Oyun esnasında yanınızda sınırlı miktarda araç taşıyabileceksiniz. Yani hangi silahı alıp hangisini bırakacağınıza kendiniz karar vereceksiniz. Darkworks böylece oyunda bir denge kurduklarını ve bulmacaları mantıklı hale getirdiklerini savunuyor. Silahların çevreye verdiği etkiler de ayrı ayrı hesaplanıp oyuna işlenmiş. Bir tahtaya açılan mermi izi oradan kaybolmayacak ve bu oyunun hızını etkilemeyecek(miş). Bakalım bizim bilgisayarların konfigürasyonu buna müsait olacak mı? Orasını teknoloji gösterecek. Teknoloji demişken oyunun kaldırabileceği minimum konfigürasyon hakkında herhangi bir açıklama yok. Oyunu beklemek ve görmek zorundayız.
Oyundaki her mekan sanki bir ressamın elinden çıkmış gibi uyumlu ve bir fotoğrafçının görüntüleyebileceği kadar gerçekçi. Kaplamalarda bazen gerçek fotoğraflar bazen de el çizimleri kullanılmış. Bu Darkworks teknolojiyi yakından takip eden bir ekip. Oyunda grafik namına en küçük ayrıntıyı bulacaksınız. Edward'ın rüzgardan sallanan paltosundan tutun da yerde parıldayan ve kırık bir pencereden düştüğü belli olan cam parçalarına varıncaya kadar her şeyi görebileceksiniz. Yani fazla şaşırmayın. Bu ekip oyunları bir sinema filmi çekermişçesine hazırlıyor. Ayrıntıların bütünü oluşturduğunu düşünüyorlar. Darkworks bunun için 1300'den fazla arka plan ve iskelet çizimleri için 2 milyondan fazla poligon kullanmış. Kahramanların çizimleri oldukça yumuşak. Hareketleri de oldukça gerçekçi. Su efektleri ve her biri bir parça olarak düşünülmüş otlar tamamen büyüleyici. Oyunda ışıklandırma çok kullanılmamış. Çünkü oyunun sonuna kadar size bir el feneri eşlik edecek. Grafiklerde, adamımızın size yönelmesiyle elindeki fenerin halolarını ve duvarlardaki yansımalarını göreceğiz. Oyunun aralarına serpiştirilmiş sinematik animasyonlar, hayranlık verici müzik ve sesler oyunu bir kat daha derinleştirmiş.
Oyundaki ses ve müzik açısından, korku filmlerinde kullanılan gülme, çığlık, org sesi vb.. etmenleri bu oyunda fazlasıyla bulacaksınız. Siz sakin sakin yürürken arkanızdan fırlayan bir yaratığın çıkardığı ses sizi epey ürkütecek. Konağın altında çok göreceğiniz mağaralar ve derin mahzenlerdeki yankılar bile düşünülmüş. Müzik olarak slow parçalar uygun görülmüş. Fakat şimdiden kaç parça olacağı belli değil.
Atmosferde yapılan düzenlemeler oyunu daha çok geliştirmiş. Sadece Edward için 100 farklı ölüm şekli hazırlanmış. Bu arada bölüm içinde "save" özelliğinin olup olmadığı henüz belli değil. Şahsen kahramanı bölümün sonuna kadar getirdikten sonra trajik bir şekilde ölmesini ben göz yaşlarıyla izlerdim. Eğer "save" özelliği olursa oyun, oyun severler tarafından artı puan toplar. Oyunu daha iyi hissetmeniz için üçüncü kişinin gözünden izlenecek ve kamera açıları çok kritik noktalara yerleştirilecek.
Oyun sonbaharda PC'ye, Game Boy Color'a, Platstation'a ve Dreamcast'e aynı anda gelecek. 3d aksiyon oyunların atası olmasının yanında bu tür oyunlar içinde ayrı bir ekol olmayı sürdüren Alone in the Dark serisi bu oyunla konu anlatımını ve görsel-işitsel efektleri en çarpıcı şekilde kullanmış. Ne de olsa korku klasiği geri dönüyor! Bekleyip göreceğiz. |